Kısaca
Lityum akü pahalı görünüyor ama kilovatsaat başına daha ucuz olabiliyor. Kullanılabilir kapasite, çevrim ömrü ve soğukta şarj sorunu.
Akü seçimi karavanda en çok tartışılan konu. Etiket fiyatına bakınca lityum pahalı görünüyor. Hesabı doğru yapınca tablo değişiyor.
Kullanılabilir kapasite: asıl fark burada
100 Ah yazan iki akü, 100 Ah vermiyor.
- AGM: Kabaca yarısını kullanabilirsiniz. Daha derine inmek ömrü hızla kısaltır. Yani 100 Ah AGM, pratikte 50 Ah.
- Jel: AGM'ye benzer, yarısı civarı.
- LiFePO4: Yaklaşık yüzde 80'ini, bazı kaynaklara göre daha fazlasını kullanabilirsiniz. Yani 100 Ah lityum, pratikte 80 Ah.
Aynı etiket, yaklaşık iki kat kullanılabilir enerji. Karşılaştırmayı Ah üzerinden değil, kullanılabilir Ah üzerinden yapın.
Çevrim ömrü
- LiFePO4: 3.000 ile 7.000 çevrim aralığında değerler veriliyor.
- AGM: Kaliteye göre 300 ile 1.200 çevrim.
- Jel: 1.000-1.200 çevrim civarı.
Bir çevrim, akünün boşalıp dolması demek. Hafta sonu kampçısıysanız yılda belki 40 çevrim yaparsınız; bu durumda AGM de uzun yıllar gider. Ama karavanda yaşıyorsanız, günde bir çevrim demek ve aradaki fark birkaç yıla karşı on yıl anlamına gelir.
Ağırlık
12 volt 100 Ah için kabaca:
- LiFePO4: 11-14 kilogram
- AGM: 27-32 kilogram
Neredeyse iki katı. Ve unutmayın, bu ağırlık doğrudan payload'unuzdan düşüyor. İki AGM akü koyacaksanız, 60 kilograma yakın eşya hakkınızı aküye harcamış oluyorsunuz.
Gerçek maliyet hesabı
Etiket fiyatını değil, teslim ettiği enerjiyi karşılaştırın.
200 Ah LiFePO4 örneği: Yaklaşık 600 avro. 3.000 çevrim, yüzde 80 kullanılabilir kapasite. Ömrü boyunca teslim ettiği enerji yaklaşık 480 kWh. Kilovatsaat başına maliyet: yaklaşık 1,25 avro.
200 Ah AGM örneği: Yaklaşık 250 avro. 500 çevrim, yüzde 50 kullanılabilir. Ömrü boyunca teslim ettiği enerji yaklaşık 50 kWh. Kilovatsaat başına maliyet: yaklaşık 5 avro.
Yani ilk yatırımda iki kattan fazla pahalı olan lityum, teslim ettiği enerji başına yaklaşık dört kat daha ucuz.
Bu rakamlar Avrupa fiyatlarına dayanıyor ve piyasa koşullarına göre değişir. Ama oran fikri veriyor.
AGM'nin tek gerçek avantajı: soğuk
Burada önemli bir uyarı var. LiFePO4 aküler 0 santigrat derecenin altında şarj edilemez.
Bu bir tercih değil, kimyasal bir sınır. Soğukken şarj etmek hücrelere kalıcı hasar verir. Bu yüzden düzgün akülerin içindeki BMS, sıcaklık düşünce şarjı keser.
Dikkat edilecek iki nokta:
- Ucuz akülerde bu koruma olmayabilir. Düşük sıcaklık koruması olmayan bir BMS, aküyü sessizce öldürür. Akü alırken bu özelliği sorun.
- Kabin ısındı diye hücre ısınmaz. Karavanın içi 18 dereceye çıksa bile, dolabın içindeki akünün çekirdek sıcaklığı saatlerce soğuk kalabilir.
Kış kampı yapıyorsanız çözümler var: ısıtmalı BMS'li (self-heating) modeller, akünün ısınan bir bölmeye alınması, ya da düpedüz AGM tercih etmek. AGM soğukta bir miktar kısıtlanır ama şarj olur.
Jel aküler de ayrı bir hassasiyet taşır: yüksek şarj akımına ve yanlış voltaja tahammülleri düşüktür, özel şarj profili ister.
Karar
Basit bir bakış:
- Yılda birkaç hafta sonu, elektrikli kamp alanı: AGM fazlasıyla yeter. Lityuma para vermenin anlamı yok.
- Uzun süreli, güneş panelli, elektriksiz kamp: Lityum. Kullanılabilir kapasite ve çevrim ömrü farkı burada gerçek para.
- Kış kampı, ısıtmasız bölmede akü: Dikkatli olun. Isıtmalı lityum ya da AGM.
- Payload sınırında karavan: Lityum, ağırlık farkı için tek başına yeterli sebep olabilir.
Aküyü değiştirmeden önce enerji bütçenizi çıkarın. Kaç Ah gerektiğini bilmeden akü almak, en pahalı tahmin yöntemi.